osmanli devleti cokusu

Osmanlı Devleti Çöküşüne Dair

Osmanlı Devleti çöküş sürecinin sonlarına gelmişti. II. Abdülhamit Han’ın nisbeten çöküşü yavaşlatan 33 yıllık saltanatı, İttihat ve Terakki Partisi’nin entrikaları ile sona erdirilmiş, yerine 1909 yılında Sultan Reşad, V. Mehmet ünvanı ile tahta çıkarılmıştı.

İlgili devletlere kısa bakış yaptığımız 1914 yılı ortalarında da Sultan Reşad’ın saltanatı devam ediyordu. Söz açılmışken, Sultan Reşad hakkında kısa bazı malumatlar vermek olayın bütününü kavramak açısından çok faydalı olacaktır:

Sultan Mehmed Reşad; zekâ ve kültür itibariyle selefi olan II. Abdülhamid’le kıyas kabul etmeyecek kadar zayıftı. Saltanatı boyunca İttihad ve Terakki’nin bütün kanuni ve gayri kanuni işlerine boyun eğmeyi meşrutiyet hükümdarlığının bir gereği saymıştır. Aslında gerçek hükümdarlık II. Abdülhamid’le bitmişti. İttihatçılardan o kadar çekiniyor ve tahttan indirilmekten o kadar korkuyordu ki, onlara olduğundan daha az zekalı ve daha yumuşak görünmek için özel çaba gösteriyordu.

Bütün usullere aykırı olarak yarbaylıktan rütbe atlayarak paşalığa terfi ettirilen ve Harbiye Nazırı yapılan ittihatçı Enver Paşa, padişahın bu zaafından istifade ile Osmanlı Devletini habersizce Birinci Dünya Savaşına sokarak sonunu hazırlamıştır. Halbuki anayasaya göre padişahın tasdiki olmaksızın devletin savaşa sokulması veya barış imzalaması mümkün değildi. Kitabımızın konusu olan Çanakkale Cihadı da, Birinci Dünya Savaşı içinde yapılmış bir cihaddır. Dolayısıyla, Sultan Reşad, Çanakkale’de bir savaş başlamakta olduğunu sonradan öğrenmiştir. Devrin şairlerinden birisi Padişahın ağzından yazdığı şu şiiri ile durumu özetleyerek güzel bir hiciv örneği vermiştir:

“Haberim yoktu olup bitmiş işlerden
Mesneviler okuyordum, oturup ezberden
Bir de baktım ki haber geldi bizim Enver’den
Savlet etmişti Çanakkale’ye bâhru berden
Ehli İslâmın iki hasmı kavisi birden.”
Metin Hasırcı / Bir Başka açıdan Çanakkale

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir